PRODENTAL FİKRİYAT

Herşeyden bezmiş olan naçizane bedenimiz entellektüel akımın sosyo-kültürel yapıya olan dayatmalarıyla bir takım sektelere uğramıştı..


Aslında güzel dünyamızda, interaktif duyguları sürrealist bir şekilde sansasyonel olgular ile yaşamayı öğrenmeliydik.. Lakin bu sikimtrak düşüncelerle gelen berbat ruh halini anlatan en anlaşılır kelimeleri hep dilimizin ucunda sakladık. Bahşedemedik yüreğimizde asılı duran engin suların içindeki saf temiz duygularımızı..


Sorun kimdeydi, hata bizde miydi diye diye beynimiz sikilmiş düşüncelerle doluyken yaşama hakkımız olan hiçbir şeyi yaşayamamıştık. Yaratamamıştık aklımızın en ücra köşelerinde saklı duran hisler köşkünü.. Hep kandırmıştık karşımızdaki mükemmel şahsiyetleri. Aslında kendimizi kandırdığımızı biliyorduk lakin mutlu ediyordu bizi bu aşağılık alçak yalanlar..


Kendimize haksızlık edip yıllarca mapus yattık düşüncelerin engin okyanusunda.. Zatallerimize atfettiğimiz onlarca güzel duyguları heba ettik kör derin kuyularımızda.. Muaf ettik, mahvettik bütün sevgi yığınlarının arasındaki o güzel kovalent bağları..


Mutlu olacağız, ağlamayacağız dedik inatla. Yenik düştük paralel duyguların içindeki cahil ak parti zihniyetine. Cehaleti erdem sanıp şeytanın dürtülerine geldi her zaman zihnimiz. Aslında güzel insanlardık hepimiz. Sanatsal çalışmalarımıza sürrealist yaklaşımlar getirmek adına yaptığımız her donutta, aşılamak istedik güzel bireylere içimizdeki ana hissiyatı. Lakin tecavüze uğradı kalbimizdeki yalın duyguların prodental fikriyatı..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder